Kiracı olarak haklarınız
HAPİL Avukatlık Bürosu · Yayın: 2026-09-13 · Güncelleme: 2026-09-13
Her somut olay; sözleşmenin içeriği, başlangıç ve yenileme tarihleri, taşınmazın niteliği, yapılan ödemeler, bildirimler ve tarafların özel koşulları birlikte incelenerek değerlendirilmelidir. Bu not genel bilgilendirme içindir; kişiye özgü hukuki görüş veya tahliye edilmeme garantisi değildir. Tebligat ve ihtarlara ilişkin süreler ayrıca kontrol edilmelidir.
Hangi kiralar bu korumadan yararlanır?
Konut ve çatılı işyeri kiralarında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) genel kira hükümleri ile özellikle 339–356. maddelerindeki koruyucu hükümler uygulanır. Açık arsa ve çatısız alan kiraları aynı rejime otomatik olarak girmez. Niteliği gereği geçici kullanıma özgülenmiş taşınmazların altı ay ve daha kısa süreyle kiralanması da m. 339’daki istisnadır. Kamu taşınmazları ve özel kanunlara tabi kiralar ayrıca incelenmelidir.
Sözleşmede “1 yıl” yazması, yıl sonunda çıkmanız gerektiği anlamına gelmez
Bir yıllık belirli süreli sözleşme gerçekten bir yıllık başlangıç süresi içerir. Ancak bu sürenin bitmesi, kiraya verenin tek başına “süren doldu, çık” diyerek sözleşmeyi sona erdirmesine yetmez.
TBK m. 347 uyarınca kiracı, belirli sürenin bitiminden en az 15 gün önce fesih bildiriminde bulunmazsa sözleşme bir yıl uzamış sayılır. Fesih bildiriminin geçerliliği yazılı yapılmasına bağlıdır (m. 348). Yıllık uzama, her yıl yeni sözleşme imzalanmasına bağlı değildir. Kira bedelinin yenilenmesine ilişkin hükümler saklıdır.
Bu nedenle sözleşmenin baştan kesin olarak “10 yıllık” veya “11 yıllık” olduğu söylenemez. Başlangıç süresi ile kanuni uzama dönemleri farklıdır.
On yıllık uzama süresi nasıl işler?
TBK m. 347’deki on yıl, belirli süreli sözleşmelerde başlangıçta kararlaştırılan kira süresinden sonraki uzama süresidir. Bu on yıllık uzama tamamlandığında kiraya veren, bunu izleyen her uzama yılının sonu için en az üç ay önceden bildirimde bulunarak sebep göstermeden sona erdirme yoluna başvurabilir.
Bu kural, onuncu yıl dolduğu gün otomatik tahliye anlamına gelmez. Başlangıç süresi, uzama dönemleri, bildirimin ulaşma zamanı ve yazılı şekil birlikte hesaplanmalıdır. Belirsiz süreli sözleşmelerde ve eski tarihli kira ilişkilerinde farklı süre ve geçiş hükümleri bulunabilir. Ayrıca ihtiyaç veya geçerli tahliye taahhüdü gibi kanuni sebepler varsa on yıllık sürenin dolması beklenmeden tahliye süreci gündeme gelebilir.
Olağan yıllık artışta üst sınır TÜFE’nin 12 aylık ortalamasıdır
Türk lirasıyla belirlenen konut ve çatılı işyeri kiralarında, olağan yenileme artışına ilişkin anlaşma, TBK m. 344/1 gereğince TÜFE’nin on iki aylık ortalamalara göre değişim oranını aşamaz. Buradaki oran, aylık enflasyon veya geçen yılın aynı ayına göre yıllık enflasyon değildir.
Sözleşmede daha düşük geçerli bir artış oranı varsa sırf TÜFE daha yüksek çıktı diye kendiliğinden TÜFE oranına geçilmez. Örneğin ilgili TÜFE tavanı %40, sözleşmedeki sabit artış %20 ise olağan sözleşmesel artış %20 üzerinden değerlendirilir. Sözleşmede Yİ-ÜFE yazması da uygulanabilir TÜFE tavanını ortadan kaldırmaz.
Artış anlaşması yoksa TÜFE oranı otomatik bir alacak yaratmaz. Bedelin hâkim tarafından belirlenmesinde m. 344/2’deki sınır, kiralananın durumu ve hakkaniyet esasları uygulanır.
Geçmiş dönem hesabında, konutların 11.06.2022–01.07.2024 tarihleri arasında yenilenen dönemlerine ilişkin geçici %25 sınırı ayrıca dikkate alınır; TÜFE daha düşükse düşük oran esas alınır. Bu geçici sınır çatılı işyerleri için uygulanmamıştır ve güncel bütün yenilemelere taşınamaz.
Beş yıl dolması, kiraya verene istediği bedeli belirleme hakkı vermez
İlk beş yıllık dönemde olağan yenileme artışları m. 344/1–2 çerçevesinde değerlendirilir. Çevredeki yeni kiraların yükselmesi, tek başına mevcut kiraya istenen tutarda artış yapılmasını sağlamaz.
Beş yıldan uzun süreli veya beş yıldan sonra yenilenen sözleşmelerde, sonraki her beş yılın sonunda da olmak üzere, m. 344/3 kapsamında kira bedeli hâkim tarafından belirlenebilir. Hâkim TÜFE’nin on iki aylık ortalamasını, kiralananın durumunu, emsal kiraları ve hakkaniyeti birlikte değerlendirir; bu değerlendirmede TÜFE tek başına üst sınır değildir. Yeni bedelin hangi dönemden geçerli olacağı, dava ve bildirim zamanlarına göre m. 345 kapsamında ayrıca incelenir.
“Beş yıl dolmadan hiçbir şekilde farklı bedel belirlenemez” şeklinde mutlak bir sonuç da doğru değildir. TBK m. 138’deki aşırı ifa güçlüğüne dayalı uyarlama, koşulları varsa ayrı ve istisnai bir yoldur. Yabancı para kiralarında da m. 344/4 ve ilgili özel düzenlemeler ayrıca dikkate alınır.
Evin satılması veya malikin talebi hemen tahliye gerektirmez
Kiralananın el değiştirmesi kural olarak kira sözleşmesini sona erdirmez; yeni malik sözleşmenin tarafı olur (m. 310). Yeni malikin ihtiyaç nedeniyle tahliye istemesi ise m. 351’deki koşul ve sürelere tabidir.
İhtiyaç, yeniden inşa veya imar, geçerli yazılı tahliye taahhüdü, kira ödemelerinde temerrüt ve iki haklı ihtar gibi sebepler ayrıca incelenir (m. 315, 350–352). Dolayısıyla süre uzaması, diğer tahliye sebeplerini ortadan kaldırmaz. Tahliye taahhüdü ve yeni sözleşme gibi belgeler, doğurabilecekleri sonuçlar anlaşılmadan imzalanmamalıdır.
Depozito ve başvuru yolu
Konut ve çatılı işyeri kiralarında sözleşmeyle kararlaştırılan güvence üç aylık kira bedelini aşamaz. Para veya kıymetli evrak güvencesinin tutulması ve iadesi için TBK m. 342’de özel kurallar vardır. Depozitonun kendiliğinden son ayların kirasına sayılacağı varsayılmamalıdır.
Kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıklarda dava açmadan önce kural olarak arabulucuya başvurulur; ilamsız icra yoluyla tahliye hükümleri bu zorunluluğun istisnasıdır (6325 sayılı Kanun m. 18/B). Sözleşmenizi, ödeme belgelerinizi, ihtar ve tebligatlarınızı saklayın; bir talep geldiğinde ödeme veya başvuru sürelerini kaçırmadan somut dosya üzerinden değerlendirme yaptırın.
Haklarınız bu notla sınırlı değildir
Bu notta sayılan haklar, sahip olabileceğiniz hakların yalnızca bir kısmıdır. Her somut olay kendi koşullarında değerlendirilir. Hak kaybı ve sürelerin kaçırılması riskine karşı güncel mevzuatı kontrol etmeniz ve profesyonel hukuki destek almanız tavsiye edilir.
Sözleşmede ÜFE–TÜFE ortalaması kararlaştırılmışsa endeksin türü ve dönemi sözleşmeden kontrol edilmelidir. Olağan yıllık artışta geçerli sözleşme oranı uygulanabilir TÜFE tavanının altındaysa düşük oran korunur; üstündeyse yasal sınır uygulanır. Geçmiş dönemlerin özel sınırları ayrıca dikkate alınır.
Kaynaklar
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu: m. 138, 310, 315, 339, 342, 344–345, 347–348, 350–352 ve geçici 1–2.
https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.6098.pdf
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu: m. 18/B.
https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.6325.pdf
Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Daire Başkanlığı: sıkça sorulan sorular.
https://adb.adalet.gov.tr/Home/SSSorularDetay/2
TÜİK: TÜFE verileri ve bültenleri.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır. Somut olayın özelliklerine göre değerlendirme değişebilir.